____

“Kış mavi olmalı” dedi bana. Gözlerimi sordu, “değil” dedim. Yağmur yağıyordu. Aşağıdaki caddede ıslak ağaçların yapraksız kara dallarından sular damlıyordu. Üşüdüğümü hissettim. Isıtıcının derecesini yükseltmek için kalktım.“Her şeyin bir özelliği var” dedi. “Kış soğuktur. Bunu değiştiremezsin… ve hiçbir şeyi olduğundan farklı yaşayamazsın. Haydi otur ve soğuğun rengini düşün.”

Oturdum. Soğuğun rengi olur mu diye düşünmedim bile. O söylediyse vardı, olmalıydı. Yanıldığını görmemiştim. Siyah olmalıydı. Soğuğun rengi siyah olmalıydı. Her zaman siyah nesnelerin daha soğuk olacağı hissi vardı bende. Soğuk bir kış gecesinde doğduğumdan olsa gerek. “Soğuk siyahtır” dedim.

“Siyah sıcağın rengidir.” Yanıtı çok da gecikmemişti. Sanki daha ben söylemeden öyle olacağını biliyormuş gibi hemen karşılık vermişti. “Bence soğuk için en uygun renk beyazdır. Çünkü beyaz sinsidir. Güven veren bir maske taşır ve bunu hiçbir zaman düşürmez. Tıpkı soğuk gibi en beklenmedik anda en farkına varılmaz şekilde vurur. Bir adam donarak öldüğünde aslında hiç uyanmayacağı bir rüyaya dalar ve mutlu düşler görerek ölür. Sıcak ise her zaman için açık bir tehdittir. Her tarafı yanıklar içinde bir adamı düşün. Acıyla kıvranarak ölür. Bu yüzden insanlar aslında sıcaktan korkarlar. Tıpkı siyahtan da korktukları gibi. Çünkü siyah kötüdür ve kötüden korkulur. Siyahın kötülüğü beklenir ama beyazınkinin sadece son anda farkına varılır.”

Kışa maviyi yakıştırmıştı. Soğuğa da beyazı. Bunları hiç görmediği halde. Renkleri kafasında nasıl canlandırdığını sordum.

“Benim bir sürü gözüm var. Senin gibi onlarca insanla konuştum. Hepsi de maviyi ve siyahı ve beyazı gördü. Hepsi de farklı şekilde gördü onları ve bana farklı şekilde anlattı. Benim gördüğüm mavi aslında herkesin gördüğü mavinin bir karışımı. O yüzden en mavi benim mavimdir. En siyah da benim siyahım… ve en beyaz bendeki beyazdır her zaman.”

Caddeden bir kamyon gürültüyle geçti. “Sarı mıydı?” diye sordu. Bilmişti. Ben hayret içindeydim ama o sakince gülümsüyordu. “O kadar da değil” diye devam etti, “bu saatte bir çöp kamyonunun geçtiğini biliyorum ve rengini birine sordum. Ben sadece körüm, medyum değil.” Şaşkındım. Hem bunu nasıl yuttuğumu, hem de onun körlüğünden nasıl da kolayca bahsettiğini düşündüm. “Peki sen?” dediğinde hâlâ bunlarla meşguldüm.

“Ben konuştuğum herkesin ne renk olduğunu düşünürüm. Bir insanın neye benzediğini az çok anlayabiliyorum. Bunun için sadece yüzünde ellerimi gezdirmem yeterli. Ama ellerim rengini görmeye yeterli değil. Sen ne renksin?”

Dünya üzerinde hiçbir insan ne renk olduğunu düşünmüş müydü acaba. Benden renkli olsam ne renk olacağımı düşünmemi istiyordu. Tek renge izin vardı. Ben tüm renkleri gözümün önüne getirip birini seçmeye çalışırken o devam etti.

“Çoğu sarı ya da kırmızı olduğunu iddia eder. Bazıları da maviyi seçerler. Benim karşılaştıklarımın çoğu aslında griydi. Hiçbir şekilde değişmeyen ve gölgelenemeyen bir grilikle kaplanmışlardı. Ama onlar bunun farkında değildi. Duygusal renkkörlüğü…”

Ben de sanırım bir duygusal renkkörüydüm. Aklımdan kırmızı geçmekteydi. Hareketliydim, çılgın fikirlerim vardı ve seviliyordum. Gençtim ve gayet ataktım. Bu ancak kırmızı birinde olabilecek bir şeydi.

“Hayır” dedi, “sen kırmızı falan değilsin. Ama gri de değilsin. Sen düpedüz, baştan aşağı kahverengisin.” Bu da ne demekti şimdi? Anlamını sordum, söylemedi. Bir insanın rengini kendisinin bulması gerektiğini söyledi sadece ve bunu düşünmemi istedi. Bir insanın nasıl kahverengi olabileceğini düşünmeliydim. Bir dahaki sefere ya buna bir itiraz geliştirip kendi seçtiğim rengi savunmayıldım, ya da bunu kabul etmeli ama yine de ona neden kahverengi olduğumu açıklayabilmeliydim. Böylece üçüncü seansım da bitmişti. Belki de bu, gözleri görmeyen bir kılavuzun beyni körleşmiş birini tedavi edişinin ilk adımıydı.

21/07/01 şişli

One response to “____

  1. İnsana kendi rengini sorgulatan bir yazı olmuş bu, ama tedirgin de ediyor cevabımız olsa bile beğendiremeyeceğiz kör adama diye.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s