ölümsüz öykü

Onların çoğu bu öyküleri neden anlattığımız bilmezler, bilenler de anlamazlar. Çünkü onlar için öyküler değil gerçekler vardır. Onlar harflerin değil rakamların bir araya gelmesinden hoşlanırlar. Olabilecek şeyleri değil, olmuş ve olacak şeyleri işitmeyi severler. Onlara “şöyle oldu” desek gerçekten de “şöyle olduğunu” düşünürler. Oysaki biz “şöyle olsaydı” demek istedik belki de…Onlar için bir şey söylenmişse gerçektir ve ancak gerçekse söylenmelidir. Onlar gerçek olmayanla ilgilenmezler, kendi gerçeklerinin başkalarına göre öykü olduğunu da bilmezler.

İşte Bay Clay de onlardan biriydi. Hem de en güçlü ve zengin olanlarından biri. Yaklaşık yüz yıl önce Çin’de yaşamış bir İngiliz çay tüccarıydı. Çok da akıllı adamdı doğrusu. Genç yaşta Çin’e gelmiş ve yıllar içinde milyon sterlinlik servet edinmişti. Hayattaki tek amacına ulaşmış, erişilmez bir zenginliğin sahibi olmuştu. Ama yaşlıydı şimdi, hastaydı, geceleri uyuyamıyordu. Kâtibine eski muhasebe kayıtlarını okutuyordu durmadan ama artık bunlardan da sıkılıyordu. Gençliğinde öykülerimizden birini duymuştu ve her nasılsa bu yaşına kadar unutmamıştı. Bir gemiciyle yaşlı ve zengin bir adam ve onun karısı hakkındaydı öykü. Bay Clay birden hatırlayıverdiği öyküyü kâtibine anlatmaya başladı. Kâtip ona bu öykünün hiç yaşanmadığını, bütün tayfalar tarafından bütün tayfalara anlatılageldiğini söyleyince kızdı Bay Clay, köpürdü: Nasıl olur da hiç yaşanmamış bir şey anlatılırdı! Bunun amacı ne olabilirdi!

Mademki bu öykü anlatılmaktaydı, o zaman mutlaka yaşanmalıydı. Bay Clay hemen emir verdi kâtibine, gerekli hazırlıklar tamamlandı, öyküdekine uygun bir genç kız, bir de tayfa bulundu, öykü yaşanmaya başladı. Ama hiçbir zaman anlatıldığı gibi gerçekleşmedi öykü. Çünkü tayfa kıza âşık oldu, onu da alıp götürmek istedi, ama götüremedi. Bu acı hatırayı da kimseye anlatmadı, hep içinde sakladı. Böylece öykü, hep anlatıldığı ama hiç gerçekleşmediği şekliyle kaldı ve bu şekilde anlatılmaya devam etti tayfalar arasında.

Onların çoğu bu öyküleri neden anlattığımız bilmez, bilenler de anlayamaz bir türlü. Bu yüzden kızarlar bize, öykü anlatmamızı istemezler. Çünkü öykülerimiz onların gerçek sandıklarına aykırıdır. Ama bizler birbirimize öyküler anlatmaya ve birbirimizden öyküler dinlemeye devam edeceğiz. Çünkü öykü bitmez, sürer sonsuza kadar…

—————–
Ölümsüz Öykü – İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları
Yazan: Karen Blixen
Çeviren: Fatih Özgüven
Oyunlaştıran ve Yöneten: Kenan Işık
Oynayan: Tomris İncer (Öykücü), Erhan Abir (Mr. Clay), Eraslan Sağlam (Elişama), Pelin Budak (Virginie), Mehmet Atak (Tayfa)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s